Gündem

 Deniz Feneri Balyoz Harekat Planı
 Demokratik Açılım İrtica Eylem Planı
 Siyasi Gündem Ergenekon
 Ekonomik Gündem 

 Gündem > Siyasi Gündem > Erdoğan fena tekliyor

Erdoğan fena tekliyor

Başbakan, kırmızı çizgilerini açıklarken, ayrımcılık yaptığının farkında mı: “Tek devlet, tek millet, tek din!”
 

Başbakan Erdoğan, Adana’da yaptığı konuşmada “Dört tane kırmızı çizgimiz var. Tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek din” dedi. “Tek dil” dememeye özen gösterdiğini vurgulayan Erdoğan’ın bu kez, daha önce kullanmaktan kaçındığı “tek din” vurgusu dikkat çekti.

Adana İl Kongresi’ne katılan Erdoğan, şunları söyledi: ‘’Ben dört tane kırmızı çizgimizin olduğunu söyledim. Üç tane de yine, ayrıca detay olarak üzerinde çalıştığımız ilkelerimizden bahsettim. Neydi o dört tane temel çizgi, başlık? Bir, ‘tek millet’ dedik. Çünkü biz ayrışmaya karşıyız, bölücülüğe ve bölünmeye karşıyız. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla, Romanıyla, Boşnakıyla, Arnavutuyla biz biriz, beraberiz. Ve ne dedik, ‘Yaratılanı Yaradan’dan ötürü severiz’ dedik. Bizde ayrımcılık yok, tek millet. İki, biz işte burada da gördüğünüz gibi ‘Tek bayrak’ dedik. Tek bayrak ve bizim bu bayrağımıza laf söyletmeyiz. Bu bayrağımızın rengi şehidimizin kanıdır. Hilal, bağımsızlığımızın ifadesidir. Üçüncüsü, tek dindir. Dil değil, din, din. Bunu söyledik.”

Tek devlet ilkesini önemsediklerini vurgulayan Erdoğan, devletin içinde devlete müsaade etmeyeceklerini belirtti. Etnik milliyetçiliğe hayır dediklerini kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizde etnik milliyetçilik olmayacak. Ben Türküm ama ben tüm diğer etnik unsurları Allah için severim ve onlara saygı duyarım. Aynı şekilde benim Kürt kardeşim de beni bu şekilde sever ve bana saygı duyar. Roman da aynı şekilde. Bizde dinsel milliyetçilik de yok. Yani biz, ben Müslümanım ama ben Müslüman olmayana da en az Müslümana duyduğum saygı, en az Müslümanın güvencesi kadar onların da güvencesini sağlamakla mükellefim. O Hristiyan olabilir, Musevi olabilir, ateist olabilir, ne olursa olsun. Onun da güvencesini korumak, sağlamak bizim görevimiz.’’

 

Törenlerdeki askerî görüntüyü kaldırıyoruz

Erdoğan, etnik, dinsel ve bölgesel milliyetçiliğe karşı olduklarını söyledi. Bayram ve kurtuluş günleri ile ilgili yeni yönetmelik hazırlandığını da hatırlatan Erdoğan, Resmî Gazete ’de yayımlanan ulusal bayramların kutlanmasına ilişkin yönetmeliğe de değinerek, bu konuda daha önce kendilerini üzen spekülasyonların söz konusu olduğunu belirtti. Erdoğan, şöyle devam etti: “Bütün milletin malı olan 29 Ekim ve 30 Ağustos gibi törenler askerî yönleriyle öne çıkartılmış, zorunlu resmî törenlere mahkum edilmiş, onun gerisindeki heyecan geri plana itilmişti. Biz resmi bayramlarımız üzerindeki koyu, resmi perdeyi ve askeri görüntüyü kaldırıyoruz.”

 

Canlı bombaya canlı kalkan olun

Erdoğan, BDP’nin Diyarbakır’daki “Canlı kalkan” eylemini eleştirerek şunları söyledi:

“Yüzlerce anne gözünü dağ yoluna dikmiş sabahtan akşama, akşamdan sabaha çocuğunun yolunu gözlüyor. Ama bu beyefendiler, hanımefendiler, bu savaş baronları ‘terör örgütü değil’ diyerek, ‘asla teslim olmasınlar’ diyerek bu annelerin acısını, hasretini ayaklar altına alarak Kürtlerin acısıyla adeta dalga geçiyorlar. Askerin önüne, polisin önüne dikiliyorlar, canlı kalkan oluyorlar. Sizin bu kadar cesaretiniz, vicdanınız, bu kadar arzunuz var da niçin terörün, teröristin önünde, bunlar canlı kalkan olmuyorlar. O kalleş intihar bombacılarının önünde neden canlı kalkan olmuyorsunuz. Bingöl’de şehit Hatice Belgin kardeşimiz, yanındaki çocukları için, sokaktaki vatandaşlar için canlı bombanın üzerine kapaklanarak daha büyük faciayı önleyebiliyor. Eğer Hatice Belgin’in yüzde biri, binde biri kadar yüreğin, cesaretin, annelik şefkatiniz varsa, güvenlik güçlerinin önünde değil, gidip o kanlı terörün, teröristin, o kalleş intihar bombacılarının önünde canlı kalkan olun.”
 

Taraf, 06.05.2012


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.