seydi alim ADLI ZİYARETÇİNİN YORUMLARI


Egzotik meyve sonunda memleket topraklarına geldi - 7/31/2011 2:10:04 PM

Egzotik meyve sonunda memleket topraklarına geldi
Mutlu Tönbekici ----------------------------------------------------------


Perihan Mağden hep ne derdi?

“İstifa: memleketin bilinmeyen bir kurumu, uzak diyarların egzotik meyvesi...”

O egzotik meyve sonunda geldi.

Bu topraklarda da yetişebiliyormuş.

Geldi ama ne utanç verici bir şekilde geldi!

Bir kere istifa değil emekliği isteme ki onu tapu kadastrodaki eniştem de yapar.

Vazgeçseydin haklarından ne olacak ki..

Memleket kurtarıyorsun öyle değil mi?

Hadi diyelim böyle olsun. 3 liraya ızgara lüksünden mahrum etmeyelim sizi.

Fakat dün Ahmet Altan’ın da dediği gibi..

Bu ülkede 30 yılda 10 bine yakın şehit verilmiş... Karakollar keklik gibi avlanmış... Güpegündüz askerler kaçırılmış...

Her seferinde silahın tutukluluk yapmış, haberleşmen kesilmiş, helikopterin geç gelmiş.. Askerin cayır cayır yanmış..

Eğitim zayiatı diye anlaşılmaz bir açıklamayla evlerimize tabutlar gelmiş..

Baskınlar sırasında komutanlar golf oynamaya devam etmiş..

Kimsenin kılı kıpırdamamış...

Da şimdi mi personelin hakkı, hukuku?

Işık Koşaner “Personelimin hak ve hukunu koruma adına...” demiş..

Kusura bakmayın ama size asker diye emanet ettiğimiz, canlısını verip ölüsünü aldığımız eşlerimiz, kardeşlerimiz, babalarımız, oğullarımız da sizin personelinizdi.

Bir gün olsun personelimizi koruyamadık, kollayamadık, hatalıyız demediniz de, zahmet edip hakiki bir rapor sunmadınız da şimdi terfiler söz konusu olunca personelimin hakkı, hukuku...

Peki ya öbür personelinizin can hakkı?

Sizin personelinizin, bizim ise canımız ciğerimizin hukuku?

Hiç mi önemli değildi?


***


Bana şehitleri de an dediklerinde her seferinde içim cız eder.

Bilmezler ki en yakın arkadaşımı kaybettim ben o savaşta.

Benim için öldü demeyeceğim çünkü ben ne ona ne başkasına bu sorumluluğu vermedim.

Ama hiç yere öldüğünü çok iyi biliyorum. Diğer on bin gibi. Ateşe atıldı. Nokta.

Ve hiç yere öldüğü gibi “hiç” değeri var.

CHP’nin dediği gibi “Orduya yeni bir dizayn verilmeye çalışıldığı için oluyor bunlar.” Verilsin gerçekten. Ama hakikaten verilsin.

Yazık ki buna dair inancım hiç yok.


seydi alim
hasan beye bir katkı... - 6/29/2011 12:21:45 AM

Ne demiştin? Niçin caydın sözünden?

Mustafa Balbay, Mehmet Haberal, ya da Engin Alan... "Neden mahkemeler bu kişileri tahliye etmediler?" diye kıyamet kopuyor. Acaba niçin CHP ve MHP, Ergenekon ve Balyoz sanıklarını milletvekilliğine aday yaptı, böylece sorunu, Türkiye'nin gündemine taşıdı? Bence, öncelikli olarak onlardan hesap sormak lâzım.

3 Haziran 2011'de, Kanal Türk'te, gazeteci Adem Yavuz Arslan ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu arasında şöyle bir diyalog geçmişti:

Adem Yavuz Arslan: Burhan Kuzu diyor ki, katalog suçlarla ilgili olduğu için, sürprizler ortaya çıkabilir. Diyelim ki, yarın seçildiler ve mahkeme "Hayır... hapisten çıkamaz" dedi, ne yapacaksınız?
Kemal Kılıçdaroğlu: Evet çıkmayabilirler. Bunu daha önce de Sabih Kanadoğlu açıklamıştı. Sonuçta yargının takdirine bağlı... Cezaevinden çıkması için yargıcın kararı lâzım. Herhangi bir sorun yok.

***

Tarih ve mekân göstererek, seçim öncesi Kılıçdaroğlu'nun tutuklu milletvekilleriyle ilgili görüşünü sundum. O tarihte, "Takdir hakkı yargının" demişti. Şimdi, tutukluluğun sona ermesini, milli iradenin gereği gibi gösteriyor. Ve mücadele edeceklerini söylüyor.
seydi alim

Yorum yaz | Bütün Yorumlar