Gündem

 Deniz Feneri Balyoz Harekat Planı
 Demokratik Açılım İrtica Eylem Planı
 Siyasi Gündem Ergenekon
 Ekonomik Gündem 

 Gündem > Siyasi Gündem > Akif Hamzaçebi: Emniyetteki operasyon sıfırlama operasyonudur

Akif Hamzaçebi: Emniyetteki operasyon sıfırlama operasyonudur
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Emniyetteki operasyon, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturması operasyonunu sıfırlama operasyonudur. Önce paraları, sonra yargıyı, şimdi polisi sıfırlamaya çalışıyorlar. 30 Ağustos'taki şurada da askeri sıfırlamaya çalışacaklar. Erdoğan'ın programı, projesi budur" dedi.

Hamzaçebi, İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, Ankara Milletvekili İzzet Çetin ve İzmir Milletvekili Musa Çam ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, TBMM Başkanlığı'na sundukları Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun teklifi hakkında bilgi verdi.

Soma'da meydana gelen faciadan sonra iş güvenliğinin son derece öne çıktığını ifade eden Hamzaçebi, bu facianın, Hükümet ve her kesim için uyarıcı olması gerektiğini kaydetti. Hamzaçebi, facianın, göz göre göre geldiğini ancak Hükümet'in buna kulak vermediğini savundu.

Teklifin getirdikleri

Madende çalışanların çalışma koşulları, ücretleri, özlük ve sosyal haklarına ilişkin bir kanun teklifi verdiklerini kaydeden Hamzaçebi, bunun, maden iş kolunda çalışanlara ilişkin bir reform paketi olduğunu anlattı. Hamzaçebi, teklifi, tüm partilere, sendikalara göndereceklerini dile getirerek, destek istedi.

Hamzaçebi, teklifle getirilen düzenlemelerden bazılarını şöyle sıraladı: Kamu kesiminde taşeron yoluyla işçi istihdamına son verilecek. Taşeron firmalarda çalışanlar ile kamuda geçici işçi statüsünde çalışanlar, kamuda daimi olarak işçi ve memur kadrolarında istihdam edilecek.

Kapalı maden ocaklarında çalışanların en az 30 gün geçirebilecekleri yaşam odaları kurulacak. Açık maden ocaklarında çalışan işçilere asgari ücretin en az 2, kapalı maden ocaklarında çalışanlara ise en az 2,5 katı ücret ödenecek.

Yeraltı işlerinde zorunlu nedenlerle yapılacak fazla çalışmalar için fazla çalışma ücreti, normal çalışma ücretinin 2 katı ödenecek. İş kazası ve meslek hastalığından dolayı sürekli iş göremezlik geliri bağlanan sigortalıya iş göremezlik geliri, aylık kazancının yüzde 70'inden yüzde 90'ına, süreli iş göremez sigortalı bir başkasının yardımına muhtaç ise aylık kazancının yüzde 100'ünden yüzde 120'sine çıkarılacak.

Yaşamını iş kazasında kaybedenlerin mirasçılarına bedelsiz sosyal konut verilecek. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölenlerin eşi veya çocuklarından biri, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden biri devlet memurlarına, devletteki sürekli işçi kadrolarına atanacak.

Bu düzenlemeler, İş Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 10 Haziran 2003'ten bu yana herkesi kapsama alacak.

"Operasyonun kurgulayıcısı, savcısı"

Emniyet'teki operasyonu da değerlendiren Hamzaçebi, "Bu operasyon, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturması operasyonunu sıfırlama operasyonudur. Önce paraları, sonra yargıyı, şimdi polisi sıfırlamaya çalışıyorlar. 30 Ağustos'taki şurada da askeri sıfırlamaya çalışacaklar. Erdoğan'ın programı, projesi budur" diye konuştu.

Hamzaçebi, "yolsuzluk soruşturmasını örtbas etmek isteyen Başbakan'ın, önce sulh ceza hakimliği sistemi kurduğunu" öne sürerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buralara atamalar yaptılar. Soruşturmayı başlatan hakim, ayakkabı kutularındaki milyon dolarlarla ilgili olarak tutuklu genel müdürün tutukluğuna son veren hakim. Onun verdiği kararlara itirazın yapılacağı hakim de Rıza Zarraf'ın tutukluluğuna son veren hakim. Bu, Rıza Zarraf'ı, bakanları, bakan çocuklarını kurtarma, onlara yönelik operasyon yapmış olan savcıların emrinde görev yapan polisleri susturma operasyonudur. Bu polisler yasadışı şekilde birilerini dinlemişse gereğini yapın. Başbakan'ın emriyle polis herkesi dinlerken, dinleme sonuçlarını Başbakan'a iletirken durum iyiydi. Ne zaman ki hedef Başbakan, bakanlar, yakınları oldu konu değişti, işbirliği bozuldu.

İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer, bir süre önce, 'Ne yaptıysam Başbakan'ın talimatıyla yaptık, hepsinden haberi vardı' dedi. Erdoğan ise 'Sen benimle kaç kere görüştün ki' diyor. Bir şey görüşeceksen, bakanınla, MİT Müsteşarı, Emniyet Genel Müdürün ile görüş. Onlarla görüşmüyorsun, istihbarat daire başkanını evine, makamına çağırıp, görüşüyorsun. Kimler hakkında, neler yapıldı, kim izlendi, dinlendi, kim kayda alındı bunların sonuçları kendisine sunuluyor. Başbakan, bunun hesabını soracağını söyledi. Biz de Başbakan, Yılmazer ile ilgili suç duyurusu yapacak diye bekliyorduk, meğer hesap sorma işi buymuş. O istihbaratın kapalı kutusu Yılmazer'den, Başbakan ile hangi konularda, hangi görüşmeleri yaptığını açıklamasını bekliyoruz. Polise yönelik operasyon hukuksuzdur. Balyoz ve Ergenekon davalarının savcısı Erdoğan'dı. Bu operasyonun da kurgulayıcısı, savcısı yine Erdoğan'dır, sadece özne değişmiştir."

Hamzaçebi, 4 eski bakanla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu'nun çalıştırılmadığını öne sürerek, Komisyon Başkanı Hakkı Köylü'nün, "hukukçu kimliğini ayaklar altına aldığını, iradesini Başbakan'ın emrine verdiğini" iddia etti. Hamzaçebi, "Yaptığı hukuksuzluktur bunu mutlaka bir şeyin karşılığında yapmıştır" dedi.

"Başarısını gösterin, grup başkanvekilliğini bırakacağım"

Erdoğan'ın, TİB'i MİT'e devredeceklerini söylediğini ifade eden Hamzaçebi, "Hoşgeldin El Muhaberat. TİB'in, MİT'e devredilmesi demek, bir istihbarat devletinin kurulması demektir. Erdoğan, yıllardır bunun hülyası ile yaşıyor, istihbarat devleti olmak rüyalarını süslüyor" diye konuştu.

Hamzaçebi, soruları yanıtlarken, Erdoğan'ın, dedikoducu ve kıskanç olduğunu savundu. Hamzaçebi, Mahmut Abbas'ın, Ekmeleddin İhsanoğlu'na ödül verdiğini, Erdoğan'ın, Abbas'a, "Niye verdiniz?" dediğini söyledi.

Hamzaçebi, "Kıskanıyor. Erdoğan'ın, dış politikada bir başarısını gösterin grup başkanvekilliğini bırakacağım. Dedikoducu, Abbas'a İhsanoğlu'nu soruyor. Obama, Erdoğan'ın telefonlarına çıkmıyor, çıksa bayram edecek" diye konuştu.

Hamzaçebi, milletin, hükümeti, Balyoz, Ergenokon, hukuksuz davalar, yolsuzluk nedeniyle affetmeyeceğini savunarak, bunların hesabını Hükümet ve Başbakan'ın vereceğini söyledi. Hamzaçebi, Erdoğan'ın, cezaevindeki Peru eski Devlet Başkanı Fujimori olma yolunda olduğunu öne sürdü.

Hamzaçebi, bugünün dünya basın özgürlüğü için mücadele günü olduğunu dile getirerek, Erdoğan yönetimindeki Türkiye'de basın özgürlüğünün olmadığını öne sürdü.

cnnturk.com, 24.07.2014


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.