Gündem

 Deniz Feneri Balyoz Harekat Planı
 Demokratik Açılım İrtica Eylem Planı
 Siyasi Gündem Ergenekon
 Ekonomik Gündem 

 Gündem > Ekonomik Gündem > Gülen'e yakın iş dünyası tedirgin

Gülen'e yakın iş dünyası tedirgin

AKP Hükümeti ve Fethullah Gülen'e yakınlığı ile tanınan Hizmet Hareketi ya da toplumda daha çok bilinen ismiyle Cemaat arasındaki gerilim, dershanelerin kapatılmasının gündeme gelmesi ile zirveye çıktı. Siyasi cephede son iki haftada artan gerginlik sonrasında Hareket'e yakın iş dünyası, eğitim alanındaki krizden sonra diğer sektörlerin de olumsuz etkilenmesinden endişe duyuyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan(ortada) ve TUSKON Başkanı Rıza Nur Meral(sağda)ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu (solda) TUSKON'un 31 Mart 2012 tarihindeki Olagan Genel Kurul toplantısında.

AKP iktidara geldiği 2002 yılından itibaren birçok şirket ve kuruluşla karşı karşıya geldi. Başta Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) olmak üzere Koç Holding,Boyner Holding ve Doğan Holding gibi kuruluş ve şirketler, doğrudan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eleştirilerinin hedefi oldu. Bugüne kadar Başbakan Erdoğan'ın hedefindeki şirketler, Erdoğan'ın 'statükocu dönem' olarak adlandırdığı süreçte Türkiye'nin önde gelen şirketleriydi. Eleştiriler sonrasında vergi incelemeleri, vergi cezaları ve ihale iptalleri ile karşılaştılar.

Şimdi ise Gülen Hareketi'ne yakın iş dünyası kendisinin sıradaki hedef olmasından tedirgin.

The Wall Street Journal'a konuşan ve bünyesinde Boydak Holding, Bank Asya, Aydınlı Holding gibi şirketleri bulunduran Türkiye Sanayici ve İş adamları Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rıza Nur Meral, "Dershanelerin kapatılacağının gündeme gelmesi iş dünyasında büyük tedirginliğe yol açtı. Bu kurumların bir emirle kapatılmak istenmesi iş dünyasının diğer mensuplarını endişelendiriyor. Şimdi, 'Yarın acaba sıra kime gelir, hangi sektör yine bir emirle kapanır?' diye kaygılandırıyor" diye konuştu.

Türkiye'nin dershane tartışması yeni değil. Erdoğan, hükümete geldikleri tarihten itibaren eğitim sisteminde değişikliğe gidip, mali yükü fazla olan ve öğrenciyi yarış atına dönüştüren sistemi değiştirmek istediğini defalarca açıkladı. Başbakan, 2012'de dershanelerin kapatılacağını ifade etmişti. İki hafta önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı çalışma Cemaat'e yakın Zaman Gazetesi'nde ortaya çıktı ve somutlaştı.

Milyonlarca öğrencinin gittiği dershanelerin yaklaşık yüzde 25'i Gülen Hareketi'ne yakın iş adamlarına ait. TUSKON Başkanı Meral, dershanelerin piyasa talebinden doğduğunu ve binlerce müteşebbisin ihtiyaç doğrultusunda yatırım yaptığını söyledi. Cemaat'in sözcüleri de dershanelerin kapatılmasının, serbest piyasa ekonomisine aykırı olacağını belirttiler.

Hükümet cephesinde ise dershanelerle ilgili düzenlemenin Cemaat'e yönelik olduğu iddiaları reddediliyor. Bir süredir yapılması düşünülen düzenlemenin, Hizmet Hareketi ile ilgili olmadığı, uzun süredir planlandığı ve eğitimde fırsat eşitliğinin amaçlandığı söyleniyor.

The Wall Street Journal'a konuşan Başbakan Basın Müşaviri Lütfullah Göktaş, "Bu eskiden beri üzerinde çalışılan bir proje, bir kesim buna tamamen karşı çıkıyor. Bu nedenle gündem oluyor. 'Bir grubun dediği mutlaka harfiyen olacaktır' şeklindeki bir yaklaşımla ülke yönetilemez" dedi.

Başbakan Erdoğan 20 Kasım'da ATV'ye verdiği röportajda Hareket ile yaşanan tartışma konusunda, "Ben böyle bir polemiği doğrusu çok çirkin buldum. Zira bu, bugün gündeme gelmiş bir konu değil. 1980'lı yıllardan bu yana çok çok farklı dünya görüşüne sahip iktidarların gündeme getirdiği bir süreçtir. Son dönemde artık bu işi bitirmemiz gerekiyor dedik" ifadelerini kullanmıştı.

Neredeyse iki yıldır medyada konuşulan çatlak, ilk defa 2012'deki Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) krizi ile kamuoyunun gündemine gelmişti. 2012'de Özel Yetkili Savcı Sadrettin Sarıkaya MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve diğer MİT görevlilerini PKK ile Oslo'da yapılan görüşmeler konusunda ifadeye çağırmıştı. Ancak Erdoğan hükümeti bir yasal değişiklikle MİT Müsteşarı ve çalışanlarını koruma altına almıştı.

MİT krizinden bu yana TUSKON ve bünyesindeki bazı şirketlerin temsilcileri hükümetle iletişimlerinde bir zayıflama olduğunu hatta dershane krizi ile birlikte iletişim kanallarının kapandığını The Wall Street Journal'a belirtti.

Meral de bu noktaya dikkat çekti ve kapanan iletişim kanallarına vurgu yaptı: "2010 sonrası hükümetin kapsayıcılığı zayıfladı. Yakın zamana kadar iletişim kanallar açıktı. Fikirler, eleştiriler basına gerek kalmadan konuşuluyor, istişare ediliyordu. Birçok konuda bizim de fikirlerimiz alınıyordu ancak son zamanlarda istişare mekanizması zayıfladı. Dershaneler konusunda olduğu gibi ise görüşlerimiz alınmaz oldu "

Başbakan Basın Müşaviri Göktaş ise Başbakan'ın her yıl TUSKON programlarına katıldığını ve bunun dışında görüşmelerin devam ettiğini söyledi. Erdoğan, Mart 2012'de TUSKON'un genel kurulunda konuştu. TUSKON Ocak'ta Afrika, Nisan'da ise Kırgızistan temaslarında Başbakan Erdoğan'a eşlik etti.

TUSKON'un üyeleri bankacılıktan ambalaj sanayiye, tekstilden madenciliğe kadar birçok alanda faaliyet gösteriyor. 2005'de kurulan TUSKON'un resmi internet sitesindeki bilgilere göre kurum 50 bin girişimciyi temsil ediyor.

Gülen Hareketi'nden 4 iş adamı, hükümet ile artan siyasi tansiyonun kendilerini zor bir seçimle karşı karşıya bıraktığını belirtiyorlar.

The Wall Street Journal'ın görüştüğü Hareket'e yakın yöneticiler, ticari faaliyetlerinin başarı ile devam edebilmesi için hükümet ile işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyorlar. Aynı iş adamları, bu konunun Hareket içerisinde de görüş ayrılıklarına sebep olduğunu belirtiyor.

Gülen Hareketi'ne yakın iş dünyası, hükümet baskısını hisseden ilk grup değil. Erdoğan hükümeti daha önce birçok şirket ve kurumla karşı karşıya geldi. Erdoğan eleştirileri altındaki Doğan Grubu'na Maliye, 2009'da 4,2 milyar lira ceza kesti. Yargı süresinin sonunda Doğan Grubu'nun cezası 988 milyon lira olarak belirlendi.

Haziran ayındaki Gezi Parkı protestolarından sonra ise eleştirilerin merkezindeki Koç Holding'in Tüpraş gibi bazı kurumlarında inceleme başlatılırken, şirketin ihaleye en iyi teklifi verdiği Milli Gemi (MİLGEM) projesi imza aşamasında iptal edildi. Diğer yandan Başbakan Erdoğan'ın Gezi protestolarının arkasında olduğunu iddia ettiği banka ve aracı kurumlar hakkında Sermaye Piyasası Kurumu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetle Kurumu inceleme başlattı.

TÜSİAD da birçok kez Başbakan Erdoğan'dan ağır eleştiriler aldı.

wsj.com, 28.11.2013


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.