Gündem

 Deniz Feneri Balyoz Harekat Planı
 Demokratik Açılım İrtica Eylem Planı
 Siyasi Gündem Ergenekon
 Ekonomik Gündem 

 Gündem > Deniz Feneri > Deniz Feneri'nde son söz: Çete yok

Deniz Feneri'nde son söz: Çete yok

Sincan Ağır Ceza Mahkemesi, Deniz Feneri Derneği soruşturması sırasındaki "çete var" iddialarına son noktayı koydu ve sanıkların suç örgütü oluşturmadığına karar verdi

Yargı, Deniz Feneri soruşturması sırasında gündeme gelen "suç örgütü oluşturulduğu" iddialarıyla ilgili son kararını verdi. Sincan Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların çete oluşturdukları iddialarını reddetti ve bu konuda verilen takipsizlik kararını kesinleştirdi. Ankara Başsavcılığı, Deniz Feneri soruşturması sırasında, "suç işlemek için örgüt oluşturmak", "evrakta sahtecilik" ve "dolandırıcılık" iddialarını araştırmıştı. Devam ederken savcıları değişen ve eski savcıları hakkında dava açılan soruşturma sonunda, aralarında Zahid Akman ve Zekeriya Kahraman'ın da bulunduğu 20 sanık hakkında "evrakta sahtecilik" ve "güveni kötüye kullanmak" suçlarından dava açılmıştı. Soruşturma sırasında en çok tartışılan iddialardan biri, şüphelilerin suç örgütü oluşturup oluşturmadığı olmuştu. Dosyayı sonradan incelen savcılar, sanıklar arasında bir çete bağlantısı olmadığını belirlemişti. Bu nedenle, aralarında aralarında Kırıkkale Belediye Başkanı Veli Korkmaz'ın da bulunduğu 25 kişi hakkındaki takipsizlik kararı verilmişti. Bu kararda, haklarında sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından dava açılan sanıkların da suç örgütü oluşturmadıkları belirtilmişti.

KESİ N KARAR

Deniz Feneri soruşturmasının başlamasına neden olan ve Almanya'da yaşayan Sadık Deniz, Ankara Başsavcılığı'nın, şüphelilerin suç örgütü oluşturmadığı yönündeki takipsizlik kararının kaldırılması için Sincan Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurmuştu. Sincan Ağır Ceza Mahkemesi, bu itirazı değerlendirerek, sanıkların suç örgütü oluşturduklarına dair yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığını belirledi. Mahkeme, takipsizlik kararına yapılan itirazı bu gerekçeyle reddetti. Karar 'kesin yargı kararı' niteliğinde.

Sabah, 19.07.2012

Deniz Feneri'nde dolandırıcılık yokmuş
Almanya’daki Deniz Feneri e. V soruşturmasında Ankara Başsavcılığı’nın ‘örgüt ve dolandırıcılık’ için takipsizlik kararına yapılan itirazı Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi reddetti. Böylece karar kesinleşmiş oldu.

Star Gazetesi'nde Mustafa Türk'ün haberine göre, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Deniz Feneri e.V sanıkları hakkındaki “örgüt ve dolandırıcılık” suçlamaları konusunda verdiği takipsizlik kararına yapılan itirazı reddetti. Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu kararıyla Deniz Feneri’nde örgüt suçu ve dolandırıcılığın olmadığı ortaya konmuş oldu. 

Almanya’daki Deniz Feneri e.V Derneği davasının Türkiye bağlantılarının araştırıldığı soruşturmada görevden alınan savcılar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz, aralarında RTÜK eski Başkanı Zahid Akman ile Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın da bulunduğu sanıklara  “çıkar amaçlı örgüt kurmak” ve “dolandırıcılık” suçlamasında bulunmuşlardı. Daha sonra görevlendirilen yeni savcılar hazırladıkları iddianamede şüpheliler hakkında örgüt ve dolandırıcılık suçlamalarından ek takipsizlik kararı verdi. Bunun üzerine iddianamenin iki müştekisinden biri olan Sadık Deniz’in avukatı Tacim Coşgun, savcılığın takipsizlik kararına itiraz etti. Dosyayı inceleyen Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesi takipsizlik kararına itirazı reddetti. Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de dosyada örgüt ve dolandırıcılık olmadığını belirtmesiyle karar kesinleşti. Öte yandan 308 klasörden oluşan Deniz feneri dava dosyası, Ankara 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkisizlik kararı nedeniyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi de yetkisizlik kararı verirse, davaya bakmakla görevli yerin neresi olduğuna Yargıtay karar verecek.

Hürriyet, 19.07.2012


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.